Bugünkü gazetelerde Davos'taki G 20 toplantısına katılanlardan demeçler okuyoruz. Ali Babacan demiş ki "istersek % 8 büyürüz. ( yeni şafak) gıpta edilen bir ülke olduk". Egemen Bağış " Avrupa’yı kurtaracak formül bizim elimizde " (Türkiye) demiş. Aynı Zamanda 3. köprüyü hemen yapacağız diye buyurmuş. Dünde Merkez bankası başkanı Erdem Başçı Büyüme % 4'ün üzerinde olursa cari açığı % 8'e düşürebiliriz dedi. Aynı şahıs 5 Ocakta Bursada biz Amerikan dolarını 2012'de yeneriz diye buyurmuştu. Yalnız IMF Türkiye’nin 2012'de, ancak % 0.4 büyüyebileceğini hesaplamış.
Geçen yıl Maçkalı Adnan Özdemir’in kız kardeşi Müjgan teyze beni aradı. Annemin teyze kızı olur. Kuzey Ekspres Gazetesinde yayımlanan, ailemizin yaşam öyküsü ve anılarını içeren “Roma’dan Mektup Var” yazısını haber verdi, okumamı istedi.
Sayın İlyas Karagöz’le tanışıklığım o gün başladı. Yazısında, “Trabzon toprağında gözlerini dünyaya açan, köken, aile ve çevresinden ayrılıp uzaklarda, yabancı topraklarda gözlerini yuman bir insanın koparıldığı topraklardan, tanıdıklarından uzun yıllar sonra haber almasını, çocukluğunda tanıdığı insanları hatırlamasının ne kadar sevindirici aynı zamanda ne kadar üzücü olduğunun acı kaderini, dini, milli, siyasi duyguların etkisinden sıyrılıp insancıl duygularla düşünüp anladığını” dile getiriyordu.
1998 de İngilizce yazılıp 2003 yılında Türkçe olarak ikinci basımı yapılan Walder Pitman ve William Ryan adlı kişilerin yazdığı “Nuh Tufanı” adlı kitap,"Tarihi değiştiren olaya ilişkin yeni bilimsel keşifler" olarak ünlendi.
Kitabın tanıtılmasında "Görkemli saraylar ve Minareler İstanbul’un kıyılarını süslemeden uzun bir zaman önce Boğaz içi; antik Karadeniz'in tatlı sularının Ege denizine oradan da Akdeniz’e boşaldığı daracık bir minik suyolundan başka bir şey değildi. Ardından deniz düzeyinin yükselmesi, bu akışı bir taşkınla tersine çevirdi.
Kimin işine yarar bir bombayı halkın yoğun gezdiği yerde patlatmak…
Hesap ne üzerinedir?
Gözünü sevdiğim bu uzak, kimsesiz, uçurum şehri neden yenmeye çalışıyorsunuz? Her şeye rağmen herkese rağmen mağrur ve mazlum duruşuyla yaşama mücadelesi veren bu insanlara neden kıymak istersiniz?
Yani şimdi onca insan can çekişirken, şarapneller bedenlerinde acıya dönüşmüşken, elleri kolları, kafaları, karınları yırtılıp, parçalanırken insan olmaktan söz etmek mümkün müdür?
İnternete 4 filtre getiren uygulama konusunda yazmaya hiç niyetim yoktu. Nedeni; bu konuda bilgi edinmeksizin düşünce ileri sürenlerin bile yazması. Fakat İran kaynaklı ‘Helal İnternet’ haberini okuyunca yazmaya karar verdim. Çünkü; olgunun İran kaynaklı ‘helal’ boyutuna ‘Cumhuriyet’ten salt Sayın Özgen Acar’ın dışında kimse değinmemişti (belki de ben rastlamadım); bir de ben değineyim dedim.
Bunun yanı sıra son günlerde; “Kişisel güvenliğiniz ve hürriyetiniz için yukarıda belirtilen konularda dikkatli olmalısınız. “Aman haaaaa!!!....” diyerek, internette dolaşan ve tarafsız insanlara bile “Olan oldu faşizmin sepeti doldu” dedirten haber ve en önemlisi ’ 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’ etkinliklerinin sınırlanması haberi ‘yazma konusunda’ tetikledi beni.
