|
Yazar Kemal Özbıyık
|
|
Sunday, 20 July 2008 |
Kızılderili kabilelerinden birine göre
doğduğu topraklara dönmeyenlerin
ruhları huzura kavuşmazmış.
Bu inanış nedeni ile Londra’da mezarı bulunan Yalnız Kurt isimli Dakota Kızılderili kabile reisinin mezarı torunları tarafından bulununca, kemiklerini doğduğu topraklara götürmüşler. “Ruhu huzura kavuşsun” diye.
Çocukluğumda köyümüzde yaşam zor ama huzurluydu.
Evlerin tamamında insanlar bulunurdu. Akşamları onca yorucu bir gün geçirmelerine karşın idare lambaları ile ev ziyaretleri yaparlardı. Evlenen erkek çocuğa ev yapılır ve köydeki ev sayısı da artardı. Günler dolu dolu yaşanırdı. Bir karış toprak bile değerliydi. Gün ağarırken işe başlanırdı. İnsanlar iki balya ot ve eğrelti için saatlerce yürür, onları keser, kurutur ve sırtlarında evlerine taşırlardı. Yayla yollarındaki yabani otlar bile büyüme fırsatı bulamazlardı. Yorum yaz Favori olarak ekle (11) Web sayfana aktar Yazdır E-posta Devamını oku... |
|
|
Yazar yusuf bulut
|
|
Friday, 18 July 2008 |
Bu fırtınada toz duman arasında, bir yurttaş olarak olup bitenlerin doğrusunu anlamamız kolay değil.
Bütün Türk tarihi boyunca toplumsal işleyişi yönetenlere karşı adaletli bir işlem yapılmamış.
Ziya Paşadan Menderese kadar neler duyduk neler okuduk.
Astık kestik, vurduk öldürdük.
Daha da olmadı yaşını büyütüp idam ettik.
Halk olarak alkışladık da.
Nice ihtilallar, darbeler yapılmıştır bu ülkede.
Tekmili birden alkışlamadık mı?
Örneğin Talat Aydemir gibi başarısız olanlar idam edilince;
“Oh olsun!” demedik mi?
Bugünlerde geç kalınmış bir hesaplaşma var “ileri gelenler ile ilerde gidenler” arasında.
Neden geç kalındığı konusunda kocaman bir soru işareti sallanıp durmuyor mu ufukta.
“Bu soruşturmayı Hükümet kendi başına ve kendi kararı ile yapıyorsa helal olsun ona, alkışlıyorum.”
Yok eğer; Yorum yaz Favori olarak ekle (11) Web sayfana aktar Yazdır E-posta Devamını oku... |
|
|
Yazar Ömer Asan
|
|
Friday, 11 July 2008 |
|
Şimdi eşeğe ters binmek zamanı
En son yaklaşık 800 yıl önce bir Türk eşeğe ters binme cesaretini gösterdi. O bir kadıydı ki kadı demek, bulunduğu yerde yargıç, vali, kaymakam, belediye reisi demekti o yıllarda. Eşeğe ters binen kişi halktan biri, bir mollaydı aynı zamanda. Çağdaşları eşeğe ters binen o kişiyi hiçbir zaman hain, bozguncu, bölücü vb. düşüncelerle kınamadı, yargılamadı. Tam tersi, o kişi halkı ve başka halklar tarafından 800 yıldır baş tacı edildi. Başka eylemleri ve söylemleri dilden dile dolaştı. O şimdi dünyada en çok tanınan ender Türk’ten biridir; Molla Nasreddin, Kadı Nasreddin, Nasreddin Hoca… Mevlana’nın (1207) çağdaşı olan Nasreddin Hoca (1208) bugün 800 yaşında.
Halkbiliminde, filozoflar eşeğe, cengâverler ata, ermişler geyiğe biner, biçiminde bir genel kabul var. Nasreddin Hoca’nın eşeğe, hem de ters binişinin sebebi de filozofiktir. Yazmalarda yer alan gerekçesi şöyle: “Önüme geçerseniz ben arkanızda kalırım. Arkamda kalırsanız söylediğinizi anlamam. En iyisi avurt avurda (yüz yüze) yol alalım”. Yorum yaz Favori olarak ekle (13) Web sayfana aktar Yazdır E-posta Devamını oku... |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 97 |