cek.jpg

Ana Menü

  • ANA SAYFA
  • ÖZEL HABERLER
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ANILAR
  • ŞİİRLER
  • ÇEVRE ve İNSAN
  • İNSAN HAKLARI
  • HALK KÜLTÜRÜ
  • BÜYÜKLERE MASAL
  • KARİKATÜR
  • OKURLARDAN
  • BANA YAZIN
  • RADYO DİNLE
  • FOTOĞRAFLAR
  • FİKRET MALKOÇ
  • ULUSAL BASINDAN
  • VİDEO İZLE
  • GAZETELER
  • YAZI ARŞİVİ
  • MİSAFİR DEFTERİ
  • KÜNYE

SON EKLENENLER

  • Heron İddiaları
  • Türk Yunan dostluğu sahaya indi
  • Yeni Mübarek Kim Olacak?
  • Krizin faturası yoksullara
  • ‘Fethullahçılık tehlikesi’ ve hukuk...
  • Rize’deki Felaketin Nedenleri
  • Sabır Taşi
  • Burası Viyana mı?
  • Ayı ve Devler Arasında
  • Yine bir çıkmaz sokak!
  • Avcı: Bunu bekliyordum
  • Hanefi Avcı Yazdı
  • Sümela
  • BJK kampından PKK kampına
  • Eski Dosta Gözyaşılı Karşılama

Son yorumlar

  • Hükümet Demokrasiye Direniyor mu?
  • Yaşamak Güzel, Yaşatmak Daha Güzel‏
  • Sekiz Ayda Yüzbin Ziyaret
  • Trabzonlu Bir Türk Olmanın Keyfini Yaşamak
  • Ne Kadar Demokrasi İkram Edersiniz?

ANKET

Anayasa Refendumu için
 

2010 Ziyaretçileri

mod_vvisit_counterToplam:102146
...

AB'de Türkiye'ye Bakış Değişecek Array Yazdır Array
Yusuf Bulut tarafından yazıldı   
Pazar, 24 Ocak 2010 14:30

Verheugen: AB'de Türkiye'ye bakış değişecek.

24/01/2010 / Radikal 

 

Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Günther Verheugen, “Dünya siyasetinin gelişimi, bizlerin Türkiye'ye ne kadar ihtiyacımız olduğunu, tüm Avrupa'ya kabul ettirecek” dedi.

 

Deutsche Welle’nin sorularını yanıtlayan, 1999-2004 yılları arasında AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi olarak görev yapan Alman siyasetçi, Avrupa’da Türkiye’ye yönelik muhalefetin zamanla değişeceğine inandığını söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin savunucularından biri olmaya devam eden Verheugen, şöyle dedi:

“Ben kişisel olarak şuna inanıyorum: Dünya siyasetinin gelişimi, bizlerin Türkiye’ye ne kadar ihtiyacımız olduğunu, tüm Avrupa’ya kabul ettirecek. Türkiye konusunda, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda şu andaki yaygın görüş değişecek. Ben bu anın geleceğini düşünüyorum. Ancak şunu çok açık bir şekilde vurgulamak gerekiyor: Türkiye de koşulları tam olarak yerine getirmeli. Türkiye’nin çok kapsamlı, temel değişiklileri içeren bir dönüşümden geçmesi gerekiyor.”

 

2004 yılında Avrupa tarihinin en büyük genişleme dalgasının mimarlarından olan birçok ülkede ‘Bay Avrupa' olarak anılan Verheugen, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin AB’ye dahil olmasıyla Avrupa’nın yeniden birleştiği, bunun da Avrupa için büyük kazanım olduğunu anlattı. Verheugen, böylesine tarihi ağırlığı bulunan bir olayda başrolü üstlenmekten son derece memnun olduğunu anlatırken şöyle konuştu:
“Avrupa Birliği’nde şu an ‘genişleme yorgunluğu' yaşanıyor. Bu yorgunluk gelecek yıllarda üyelik bekleyen Balkan ülkeleri için engel oluşturmayacağı görüşünde. Birliğe katılmak isteyen ülkeler kendi tempolarını kendileri beliriliyor. Bir
ülke gerçekten koşulları yerine getirirse, o ülkeyi reddetmek AB için mümkün değildir. Gelecek 10-20 yıl içinde Balkan ülkelerinin AB’ye üye olduğunu göreceğiz. Bu çok önemli, zira bu kriz bölgesinde, Avrupa’nın uzun dönemli olarak istikrarını sağlamanın tek yolu, Balkan ülkelerinin AB üyeliği.”

 

Genişleme dosyasını AB Komisyonu’nun Finlandiyalı üyesi Olli Rehn’e devreden Verheugen, 2005 yılından bu yana Avrupa Birliği Komisyonu’nun Sanayiden Sorumlu Üyesi olarak görev yapıyor. Verheugen geride kalan 5 yıl boyunca, Avrupa’da ekonomik büyüme sağlanması, istihdamın artırılması ve bürokrasinin azaltılması için çaba gösterdi. AB’de bürokrasinin hafifletilmesini savunan Verheugen, şöyle dedi:

 

“Avrupa’nın daha fazla yasal düzenleme ile daha fazla başarıya ulaşabileceği yönündeki yanlış düşüncenin akıllardan çıkması gerekiyor. ‘Avrupa’da daha fazla kural, daha fazla Avrupa demek’ yanlış bir kanı.”

 

Gelecek ay görev süresi dolacak olan Alman politikacı, aktif siyasete veda etmeyi, ancak akademide Avrupa Birliği üzerine dersler vermeyi, kitap ve makaleler yazmayı planladığını anlatırken, şöyle devam etti:


“Özleyeceğim muhtemelen şu olacak: Her gün ilerleme kaydetmek zorunda olmak, her gün yeni bir zorlukla karşılaşıp onu aşmak ve her gün kendini yeniden ispatlamak. Zira sadece Avrupa Birliği Komisyonu’ndaki görevim son bulmuyor, aktif siyasete de tümüyle veda ediyorum. Bu çok derin bir ayrılık. Frankfurt’taki Viadrina Avrupa Üniversitesi’nde ders vermeyi planlıyorum. Ayrıca, esas mesleğim olan gazeteciliğe döneceğim ve yazmaya devam edeceğim. Kendisini eve kapanan bir emekli olarak düşünemiyorum. İnsan yıllarca siyasetin içinde olunca, adeta tam gaz yola devam ederken, kısa bir süre içinde frene basması olmaz. Bu sağlığa da zararlı. Bunu yapamam, yapmak da istemiyorum.”

 

 



Bu yazıyı Facebookta paylaş
< Önceki   Sonraki >
 
Yorum ekle
JComments