4 ziyaretçi çevrimiçi
Ömür dediğimiz şeyin hızı şimdilik senelerle ölçülüyor. 91 yaşındaki komşumu ziyarete gittim. “Aslında çok uzun yaşadım. Gel gör ki geçen seneler hakkında ele gelir hiçbir şey hatırlamıyorum” dedi.
***
Uludere sınırında öldürülen 35 kişinin olayını hayretler içinde izledik. Şimdiye kadar her hangi bir istihbarat değerlendirilerek sonuç alındığını duymadım. Cumhuriyet kurulalıdan beri sınır illerinde kaçakçılık yapılır. Oralarda çalışırken (1969) devletin adamları kaçakçılarla muhtelif oraklıklar kurardı. O yüzden kaçağın sonu bir türlü gelmezdi ve bir parça yasal taraf oluşturulurdu.
Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu'nun 'Uludere için istihbarat MİT ajanından geldi' açıklamasına Başbakan'dan yalanlama geldi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Uludere'de yaşamını yitiren 35 vatandaş için açıklama yaparken Baransu hakkında şunları söyledi: MİT'in son anda istihbarat yoktur, bilgi 9-10 gün önce verilmişti. Bunu yazan köşe yazarı görünümlü cambazlar var. Köşe yazarı görünümlü bu cambazların herhalde MİT içinde böcekleri var ama doğru bilgi alamıyorlar."
Bunu duyan Baransu Twitter'dan Başbakan'a anında yanıt verdi. Baransu'nun mesajları şöyle:
"Sayın Başbakan iki canbaz bir ipte oynamaz, hatırlatayım size. Öyle böcek diyerek olayı sulandırmayın Gerçeği siz de benim gibi biliyorsunuz
Sayın Başbakan, Emre Uslu I. Koşaner istifa edecek dediğinde de esip gürlemiştiniz. Ne oldu sonra... Hatırlatayım dedim
Sayın Başbakan hatırlatayım. Senin İçişleri bakanına bağlı jandarma beni dinledi Şimdi de evimin ve iş yerimin üzerine bir heron istiyorum.
Sayın Başbakan, bugün anladım ki sizden daha iyi MİT'i biliyorum. MİT arşivlerini MOSSAD'a açmıştı. Böceğe değil Mossad ajanlarına bak.
Bu ülke canbazın kim olduğunu da öğrenecek. Canbazları da. Sayın Başbakan siz de çok iyi bildiklerinizi öğreneceksiniz
Sayın Başbakan ben eli silah tutanlardan korkmadım. Kasımpaşalı Tayyip Erdoğan'dan korkacağımı zannediyorsanız yanılıyorsunuz."
Bu yanlış cinayetin nedeni elbet bir gün meydana çıkacak. Ne var ki bir köşe yazarı ile Başbakan arasındaki bu diyalog mahkemede sonuçlanmazsa umut vericidir.
* * *
Bayan Zana: “Kürtlerin diğer milletlerde olan hakları istediğini…” Ayrıca: “Kürtler artık özerkliğin yetersiz olduğunu düşünüyor" dedi.
Şimdiki BDP ileri gelenlerinin tamamı ağa takımındandır.
Bizim zamanımızda öğretmenler, ağalarla bir çetin mücadelenin içindeydi.
Devletin diğer adamları hep onlardan yana olurdu.
Şimdi Bayan Zana bence haklı, o sözünü ettiğim adamlar artık ona cevap verebilmeli.
***
Maraş, Çorum ve Sivas’ı konuşmaya başladık. Sadece konuşuyoruz, ufukta hukuk yok.
Eh… Şimdilik buna da razı gelelim mi?
***
Kocaali köylülerinin topraklarına banka el koymuş. 1930’lu yıllarda Amerika’da yaşanan dramları (Mesela Gazap Üzümleri) okumuş olsaydılar başlarına bu gelmezdi.
* * *
12 Haziran 2011 seçimlerinde Başbakan Erdoğan rekor kırdı.
Umalım ki diğer parti liderleri bundan ders alsın.
* * *
Sarkozi aslında Ermenilere kötülük ediyor. Muhtemelen önümüzdeki sene Ermenistan ile ilişkilerimiz hale, yola girebilirdi. Bu mayası bozuk Fransızlar sürekli aynı yanlışı yapıyor.
Daha önce de onları kışkırtıp canlarına okudular.
Sahi onlar bir zamanlar Hatay, Maraş, Antep ve Urfa’ya gelip yerleşmişlerdi.
Neden?
Allah muhafaza, biz Paris’i işgal etmiş olsaydık …
* * *
Ergenekon hikâyeleri devam ediyor. Bundan 50 sene 100 sene öncesinde de vardı bu şekilde kendi başına buyruk adamlar.
Özellikle Osmanlı devrinde devletin adamları, aynı zamanda kendi bölgesinin Ali kıran baş keseniydi. (Prof. Yücel Özkaya, Osmanlı imparatorluğunda XVIII yüzyılda göç sorunu)
* * *
Hukuk her alanda düzgün olarak işlemez ise elbette kaçınılmaz olarak spor da bundan nasibini alacaktır.
* * *
Avrupa ve Amerika duraklama dönemine girdi artık. Osmanlı kadar uzun ömürlü olabileceklerini düşünmüyorum. Duraklama döneminin başladığı ayan beyan ortada. Öyle olunca da milliyetçilik azgınlaştı. Bunu yeniden gördük Avrupa’da.
* * *
Van depreminin sonucunda, insanlara yapılan yardımlara baktığımız zaman, her şeye rağmen iyiye doğru yol aldığımızı söyleyebiliriz.
* * *
"Deprem dede" olarak bilinen Işıkara, Isparta Valisi Memduh Oğuz’un kapalı toplantıda “Kızılay ne işe yarar?” dediğini belirterek "Ben yoktum ama Kızılay’daki görevliler bana bu sözleri aktardı" dedi.
Isparta Valisi Oğuz’u "şiddetle protesto ettiğini" kaydeden Prof. Dr. Mete Işıkara şöyle konuştu: "Hiçbir şekilde affetmeyeceğim. ’Kızılay ne iş yapar?’ diyemezsin. Buna hakkı yok. Yarın Isparta’da bir deprem olur da bir tek vatandaşımız hayatını kaybederse savcılığa şikâyet edeceğim. Utanç duydum.
Hem Cumhurbaşkanı’na söylüyorum hem de Başbakan’a söylüyorum. Yazıklar olsun. Böyle bir valiyi Isparta’ya atadıkları için yazıklar olsun."
Sevgili Işıkara’nın hüznünü anlayabiliyorum. O yüzden diyorum ki; devlet bize Vali göndermesin. Biz Valimizi seçebiliriz. Bizi bilen tanıyan bizden biri olmalı Valiler. İşte bir gün bu şekilde saçmalarsa onu bir daha seçmeyiz. Ne var ki adam hak etmediği halde bir vali olarak yaşayacak ve o şekilde ölecektir.
Hiç kimseye hiçbir makama hesap vermek gereği bile duymadan...
* * *
Ordu, artık sivil otoritenin emrine giriyor. Bu da iyi bir gelişmedir. Silahlı kuvvetler mutlaka seçilmiş insanlar tarafından kontrol altında tutulmalı. Her konuda topluma,
ahaliye hesap verebilirlik olmalı. Bu olmaz ise o sistemin adına demokrasi denemez.
* * *
Özel bir havayolu firmasına ait olan ve İstanbul'dan Trabzon'a gelen uçakta yolcu olarak bulunan 25 yaşındaki N.Y. diğer yolculardan H.K'yı, kendisini taciz ettiği iddiasıyla Trabzon Havalimanı'ndaki polis memuruna şikâyet etti.
Havalimanının İç Hatlar Gelen Yolcu girişinde, polis memuru M.B (26) tarafından durdurulan H.K. duruma tepki göstererek, polisin silahını almaya çalıştı.
Polis memurunu darp ettiği ileri sürülen şüpheli H.K. ''cinsel taciz'', ''görevli memura mukavemet'' ve ''darp'' suçlarından gözaltına alındı.
Anlatmak istediğim; kendi başına buyruk olmak bu demektir. Bu tür insanların bir de Devletin adamı olduğunu düşünün…
***
Dink ailesinden zaman aşımına itiraz edildi. Dink ailesi, Savcılığın Hrant Dink'i İstanbul Valiliği'ne çağırıp uyardığı öne sürülen MİT görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verdiği karara itiraz etti.
Adalet ve hukuk herkese gerekli, Savcılara, Valilere hatta Başbakanlara bile.
* * *
5 Mayıs 2006’da Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bomba ve ardından 17 Mayıs’taki Danıştay baskını. Baskının sanığı Tekin Irşi, gazetenin bombalanmasının ardından polisin kendilerini takip ettiğini ancak gözaltına almadığını iddia etti.
Bunun hesabı bir gün sorulur mu dersiniz?
* * *
Manisa Valisi Celalettin Güvenç'in yolu, Turgutlu'da bir grup köylü kadın tarafından kesildi. Parklarına fitness aleti isteyen kadınlar zayıflayabilmek amaçlarına ulaştılar.
İşte bu!...
* * *
Çanakkale'de otomobilin çarptığı ata, gerekli ilgiyi göstermedikleri gerekçesiyle belediye veteriner hekimleri Cemali Ünlü ile Mustafa Cesur hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Bu da güzel bir gelişme…
* * *
Antalya Belek'te 3 dinin ibadethanesinin bulunduğu Dinler Bahçesi'ne cuma namazı için gelen cemaat camiye sığmayınca namazını kilisede kıldı.
İşte aradığım buydu…
2012, umutlarınızın gerçeğe dönüşme zamanı olsun…
______________
