46a.jpg

Ana Menü

  • ANA SAYFA
  • ÖZEL HABERLER
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ANILAR
  • ŞİİRLER
  • ÇEVRE ve İNSAN
  • İNSAN HAKLARI
  • HALK KÜLTÜRÜ
  • BÜYÜKLERE MASAL
  • KARİKATÜR
  • OKURLARDAN
  • BANA YAZIN
  • RADYO DİNLE
  • FOTOĞRAFLAR
  • FİKRET MALKOÇ
  • ULUSAL BASINDAN
  • VİDEO İZLE
  • GAZETELER
  • YAZI ARŞİVİ
  • MİSAFİR DEFTERİ
  • KÜNYE

SON EKLENENLER

  • 'Fehmi Tosun'u hatırla'
  • Bahçeli de tehlikeli sulara daldı!
  • 'Vatandaş Türkçe konuş' günleri...
  • Jitem Yargılanıyor
  • Devlet Halk İlişkileri
  • 12 Eylül'ün karanlık dosyaları
  • Heron İddiaları
  • Türk Yunan dostluğu sahaya indi
  • Yeni Mübarek Kim Olacak?
  • Krizin faturası yoksullara
  • ‘Fethullahçılık tehlikesi’ ve hukuk...
  • Rize’deki Felaketin Nedenleri
  • Sabır Taşi
  • Burası Viyana mı?
  • Ayı ve Devler Arasında

Son yorumlar

  • Kimin Gücü Kime Yeterse
  • Simonlar ve Baronlar Savaşı
  • Hükümet Demokrasiye Direniyor mu?
  • Yaşamak Güzel, Yaşatmak Daha Güzel‏
  • Sekiz Ayda Yüzbin Ziyaret

ANKET

Anayasa Refendumu için
 
...

Sevgili(Siz)Ler Günü Array Yazdır Array
Halk Kültürü
Şevket Çorbacıoğlu tarafından yazıldı   
Pazar, 14 Şubat 2010 16:01

 

Sevgisizliğin alabildiğine yoğunlaştığı bu günlerde, "sevgililer günü”nü kutlarken ne kadar samimi olduğumuzu hiç sorguladık mı?

 Sevgiyi bulgulamazdan,
 Günler bulguladılar;
 Anneler Günü,
 Babalar Günü,
 Öğretmenler günü,
 Sevgiler günü,
 diye...
 Bu günlerde kaç kişi sevgiyle tanıştı?
 Annesini, Babasını ve Öğretmenini aklına getirerek?!

 Sevgi, Anne ve Babanı sevmektir, Öğretmeni ve de sevgiliyi… Sevgi Doğayı, doğanı; dağı, taşı, suyu, havayı, güneşi yağmuru, karı, sağanağı, baharı, çiçeği, yaprağı, ağacı ve tüm ormanı, mevsimleri, başörtülüsü, başörtüsüzü, inananı, inanmayanı, sağcısını, solcusunu, sarısını, arısını, siyahini, beyazını, Ayı’yı, Arı’yı, börtü böcek bedeni can ile dolu tüm canlıyı sevmektir...
 
 Üç güzel sesi sıraladılar;
 Su sesi,
 Para sesi,
 Karı sesi
diyerek
sevgiliyi aşağıladılar;
tüm değerleri paraya ve sevgisizliğe bağlayarak...
 
Yüreği sevgi dolu olanlar  sevgisini evrene aktardığında, sevginin evrenselliği bulgulanır..
Acaba yüreğimizdeki sevginin doluluk oranı nedir? Yüreğindeki sevginin doluluk oranı yeterli ise, yani yüreğin sadece sevgi ile doluysa, o’nu, sadece şubat ayı için değil, tüm aylar-zamanlar için kullanmalısın..
Tüm bunlardan yoksun sevgisizler, asla sevgiliyi sevemezler ve de kendilerini 14 Şubat’la kurtaramazlar..
Sevgililer günü değil, sanki bir sevgisizlik günü yaşadığımız.. Sevgiden yoksun sevgili ile yaşadığımız sevgilisizliktir; bencil çıkarlarımıza yapıştırdığımız duyguların adı...

Ey sevgili;
Yüreğimde mahkum ettiğim sevgiyi, özgürlüğe ve sana kavuşturmak adına bana yardım ettiğin için teşekkür ediyorum..
Sevgililer günümüz kutlu olsun, her gün herkes için öyle olsun..
 
Şunları yazmışım 2009 Şubatının 13’ünde: 

SEVGİNİN AŞK YOKSULUĞU
Duyguların en güzeli Aşk!
Sevginin,
sevgiliye  yüreklerde açtığı
duygu evreninin zengin  kapısı.

 
 Aşk’ı rutin yaşamın
 duygu biçimlemesi,
 Yoksul aşk’ı,
 Zengin aşk’ı
 diye, sınıflandırdık,
 
 Adını “Sevgililer günü” koyduk
 Pırlanta takılarla,
 aşkın gülünü soldurduk,
 aşkı öldürdük.
 
 Her iki aşktan birini
 Bir Avroya uçağa bindirdik,
 uyuttuk,
 aşkı düşürdük.
 
 Kapadokya’da balonla aşkı uçurduk,
 Varoştaki, Köydeki,
 Sokaktaki aşkın
 Kutsal zenginliğini unuttuk.
 
 Gül bahçelerini yolduk,
 Aşk yoluna koyulduk,
 kapısından kovulduk,
 yolunda yorulduk.
 
 Ferhat ile Şirin’e, Aslı ile Kerem’e, Leyla İle Mecnun’a, Tahir ile Zühre’ye
 doyduk,
 Nâzım ile Piraye’ye
 Aşkı çok gördük.
  
 Sevgi nerde,
 sevgili nerede?
 sevgi mi sanallaşan,
 yoksa sevgili mi?
 
 Sevgidir sanallaşan;
 değerleri paraya yüklercesine
 internet’e yükledik
 tüm sevgileri,
 
 
 sevgili aşksız kaldı.
 Doğa aldandı,
 doğan aldattı, sevgi hüzünlendi,
 aşklar yarım kaldı..
 
 Chat portal,
 sanal sevgi yatakta.
 Çat kapı,
 Gerçek sevgili sokakta.
 
 Sev seni,
 sevsinler seni.
 Kendini sevmeyeni sevgili ne yapsın;
 biliyor ki, kendini sevmeyen kendisini de sevmeyecek..
 
 Sevgili aşkına
 Klavyenin tuşlarını dövdük,
 Zannettik ki sevgi ördük,
 ihaneti gördük..
 
 Sevgili sevgin var mı?
 Sevgi sevgilin var mı?
 Ne sevgi, ne sevgili;
 Aşklar sevgisiz, aşklar sevgilisiz.
 
 Sevgi sevgiliden,
 Sevgili sevgiden yoksun.
 Aşkın hiçbir yerinde
 yoksun.
 
 Shakespear,''Aşk, gözle değil ruhla görür.'' derken,
 biz  gözümüz ile görmüşüz,
 ruhumuzu öteleyerek,
 sanal aşklar örmüşüz.

 

Güvercin kanadından
 indirdik,
 kırılgan ve narin
 sevgiyi e-posta’ya bindirdik.
 
                                               Şevket Çorbacıoğlu
                                              Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 



Bu yazıyı Facebookta paylaş
< Önceki   Sonraki >
 
Yorum ekle
JComments