Kültür Sanatta Bu Hafta

____________________

Makale Görünüm Sayısı
126712

Midasın kulakları; Pinokyonun burnu.

Dr Orhan AydurmuşBugünkü gazetelerde Davos'taki G 20 toplantısına katılanlardan demeçler okuyoruz.   Ali Babacan demiş ki  "istersek % 8 büyürüz. ( yeni şafak) gıpta edilen bir ülke olduk". Egemen Bağış " Avrupa’yı kurtaracak formül bizim elimizde " (Türkiye) demiş.  Aynı Zamanda 3. köprüyü hemen yapacağız diye buyurmuş. Dünde Merkez bankası başkanı Erdem Başçı Büyüme % 4'ün üzerinde olursa cari açığı % 8'e düşürebiliriz dedi. Aynı şahıs  5 Ocakta Bursada biz Amerikan dolarını   2012'de yeneriz diye buyurmuştu. Yalnız IMF Türkiye’nin 2012'de, ancak % 0.4 büyüyebileceğini hesaplamış.


Yine bu gün, doğrucu “Taraf” gazetesinin birinci sayfasında AHİM'in Türkiye’nin yasalara uymayan ülkelerin başında geldiğini yazmış. Başbakanımız gazetecilerin başka nedenlerle tutuklandığını dün açıkladı. Bu gün utanmaz USA büyükelçisi Ricciardone bir yandan kaçakçıları haber verdik bombalamadık derken diğer yandan da, gazetecilerin neden tutuklu olduklarını anlayamadığını buyurmuş. Herhalde anti Amerikancı subayların neden tutuklu bulunduklarını anlıyor Demek ki. Onlar sadece kaçakçıları haber vermişler, daha önce de PKK'lıların kaçakçı kılığında sınırı geçeceği bildirilmiş.

Yani dostumuz USA, hem Başbakanla, hem PKK ile çalıştıklarını bilmeyen aptallara konuşuyor.

Ekonomi bakanı Çağlayan Türkiye’de İhracatın 2011 yılında tavana vurduğunu (=134 milyar dolar), işsizliğin, açlığın kalmadığını açıkladı. Demek ki 10 milyon fakir insanın bulunduğu, gerçek işsizliğin % 20 civarında çöreklenip kaldığını, yasaların delinmesi ile taşeron, yada hiç bir hakkı olmayan köle işçiler ile sendikalı işçi sayısının tarihi bir düşüşle 750.000 ün altına çekildiğini söyleyen bizim gibi bozguncularmış. Cennetteki hurilerle ağzımızı sulandırıp, arkamızı gılmanlardan kurtaramadığımızı gözden kaçırıyorlar. Çevresinde tanıdığı İşsizlerden işe gireni tanıyan varsa beri gelsin.

2001 yılında 1€=0.80 dolardı, şimdilerde 1€= 1.30 $ yani doların değeri yarısına düşmüş. Yani gerçek rakam 2002 ile kıyaslandığında reel büyüme yarıya düşüyor,  

İkincisi 104 milyar $ açık var. Bu da 2002 yılının ihracatını 50 misli. Dış ticaret açığımız % 60' a çıkmış. Yani örneğin Motor elektronik almış, araba monte edip diğer ülkelere satmışız. Ama bunların Türkiye’de kalanları döviz getirmediği için açığımız 50 misli artmış. Bu yüzdende 2010 yılında 280 milyar dolayında olan borçlar 2011 yılı sonunda 400 milyar dolara çıkmış. Gayrisafi millihasıla da (GSMH = BİP) 2010 yılında % 4.74 gerilemiş, yani 2008 krizi bize teğet geçmemiş, delip geçmiş.

Bilirsiniz İspanya 40 milyon Nüfusu olan bir ülke, buna rağmen, dünyada üretim yönünden 9. sırada ( TR=16/17) bulunan ülkelerdir. İspanyada kriz ile reformlar(!) ücretlerin düşürülmesi, emeklilik yaşının artırılması, devlet mallarının satılması gibi önlemler almaya zorlanan sosyal demokrat iktidar  (Zapetero) düşürülmüş muhafazakâr hükümet aldığı halk düşmanı önlemler ile bütçe açığını % 6 a indirmek isterken % 6.6 'de kalmış bu yüzden EU' un daha doğrusu Merkel/Sarkozy'nin azarlamalarına muhatap olmuş. Bilirsiniz hedef % 3'ü geçirmemek.

Bizimkiler 2011'i iki haneli eksikle kapatmışlar, Hedefleri Merkez bankası, pinokyosunun açıklamasına göre, şayet büyüme % 4 'e varabilirse açığın % 8'e indirebileceğini söylüyor. Ve bunu, iyi bir haber olarak dün Gazetelerin ilk sayfasında açıkladı. Şimdi burunlarının neden büyüdüğünü anlıyoruz.

İflas ettiği söylenen, Yunanistan’ın bütçe açığı % 10.65 olmuş. Bu durumdan memnun olmayan üç örgüt var
1. IMF ( para fonu)
2. IWF(dünya bankası)
3. EZB ( Avrupa merkez bankası)

Bu üç çetenin adı troika , (eski roma konsüllerine yapılan atıf ile)  üç yönetici daha Yunanistan’dan memnun değiller, ne demişti Papandreou, “benden ne istiyorlar; Akropolisi de mi satayım?” İşte şimdiki yöneticiler Akropolisi günlüğü 1600 €' a kiraya veriyorlar ve anlaşılan bu troikaya yetmiyor. Daha' da satışlar istiyorlar. Daha onlar bizimki gibi Telekom'u Limanları yolları satmamış.

Buradan Egemen Bağış'ın reçete ile ne demek istediğini anlıyoruz, Turgut Özaldan beri başlayan "Vatanı sat komisyonunu al!" diyen IMF hükümet'in içinde!
 Yunanistan’ın toplam borcu 200 milyar dolar (bizimki iki katı). Bazı politikacılar Yunanistan’ın bu borcunun  % 50'inin silinmesini istiyorlar. Ancak alacaklı ( bankalar/ kötü bankalar) Vazgeçmek istemiyor.

Her ne kadar Fransa ve Almanyadaki tefeci bankalar, değeri çoktan fazlası ile geri almış tahvilleri Bad Bank'a sokuşturmuş olsalar da anaparadan vazgeçmek istemiyorlar. Çünkü tehlikede olan ülkeler kurtulursalar hisse senetleri yine aynı değerde kalacak ve faiz getirmeye devam edecek.

Bu işler şöyle işliyor:
1. önce Ülke (ya da kişi) para harcamaya teşvik ediliyor. Büyük yatırımlar harcamalar yaptırılıyor.
2. Ülkenin kredi riski yükseltilip faizler artırılıyor. (örneğin Yunanistan’da %21'e kadar yükseltilmiş)
3. Borcunu ödeyemeyen ülke ya da kişilerin malları elinden alınıyor.

Nasıl Papandreou Akropolisi satmayı onuruna yedirememişse, Cabalyo Berlusconi Coleseum'u satmayı onuruna yediremedi. Çekildi. Belkide çizmeyi sicilyaya bağlayan köprü çoktan Mafia eline geçmiş, satamıyorlar.

Bizde: 2003 yılından 2010 yılına kadar dış borçlar % 200 arttı. Döviz rezervi nereden geliyor? Türkiye’nin Atatürk’ten beri yığılmış devlet birikimlerini Şeker fabrikalarından, tekele, Madenlere, Limanlardan, yollara, dağları, dereleri satan bu örgüt, daha satılacak şey kalmayınca ne yapacak?

Egemen Bağışın bulduğu formül, İMF/ İWF/EZB denen troikanın bilmediği şey değil. Onların yap/ işlet ( rüşvetini al= parantez içindekiler ülkemize özeldir)./ sat formülü yetmez oldu. Çünkü satılabilecek şeyler bazen bitiyor. İşte onun için dün Obama sekreterinden az vergi veren milyonerlere seslendi “bu böyle gitmez! Bana sosyalist deseniz de bu olmaz!” dedi.

 Bülent Erandaç (adını ilk defa duydum) 26 Ocakta Takvim gazetesinde dünya derin devleti Biderberger Konferans ve uzantısı Consul on Foreign Relations hakkında makale yazmış.(Allahım ne günlere kaldık!) Diyor ki bu toplantıya katılanlar Cumhurbaşkanı, başbakan oluyor.
Demek ki neymiş?
B.Eceviti RTE'in başarı ödülü verdiği hemşerisi, Ergenekon'dan yatırılan M.Haberal öldürmemiş, CFR vurmuş.

Ve sonunda R.T Erdoğan, Deniz Baykal'ın yardımı ile meclise girip başbakan oldu. Şimdi de Medvedef/ Putin tahteravallisini örnek alıp hayat boyunca iktidardan ayrılmayacak. Türkiye’den Bilderberg toplantısına katılan tek gazetenin ( yeni şafak) yazarı Ali Bayramoğlu açıkladı 2024 yılına kadar politikada roller paylaşılmış, başkasına fırsat verilmeyecek.

Son olarak her ne kadar komplo teorilerine yatkın biri olsamda bilmek istiyorum: Sayın Mehmet Altan cezalandırıldı mı yoksa ödüllendirildi mi? Kendisi F.Gülenin son kitabını tanıtan komisyonun genel sekreteri olmuş! Bilen varsa lütfen bana haber versin!
Her zaman olduğu gibi tekrarlayalım, bu kokmuş düzen karşı çıkanlar olmaz ise sürüp gidebilir. Parasız eğitim ve parasız sağlık hizmeti hepimizin bayrak açtığı istem olmalı.

Yaşasın Camila Vallejo! ve diğer parasız eğitim savaşçıları!
_________________

Son yorumlar