Kültür Sanatta Bu Hafta

____________________

Makale Görünüm Sayısı
126721

Memleket Müesseselerine Güven Sorunu ve Adalet

yusuf bulut“Her çıkışın bir de inişi var” der atalarımız. İnişi olmayan çıkış görülmediği gibi, bunun aksi de doğrudur.
Doğubayazıt’ta Bir ulu kişi köy odasında oturmuş dinleyenlerine vaaz veriyormuş. Muhabbetin en heyecanlı yerinde, önce bir avaz çıkarmış ardından da ayağını yukarıya doğru savurmuş. Hazırda bulunanlar şaşmış kalmış. Ulu kişi açıklama yapmış; “Dostum Kadir efendi Tebriz’den geliyor. Atının ayağı tökezledi, bir kaza olmasın diye yardımcı oldum. Olayı dinleyenler Kadir Efendi geldiğinde kendisine sormuşlar. O da “evet, atım tökezledi” demiş. Böylece ulu kişinin kişiliği uludukça ulumuş.

Bu kıssayı Ağrı ilinin bir köyünde, köyün mollasından dinlemiştim. Molla oraların saygın bir adamıydı. Bu bir, ikincisi de orada misafirdim o yüzden kendimi tuttum, ses çıkarmadım. Oysa at binenler bilir, yüzlerce kilometrelik yolda, sırtında adam taşıyan at bir değil yüzlerce kez tökezleyebilir. Muhtemeldir ki aynı masal günümüzde de anlatılıyor oralarda.   
Bu ve benzeri masallarla avutulan/ avunan milletler pozitif mantığa direnir. O günlerde 19 yaşındaydım, onlara göre bu kutsal olayı yalanlayamadım yahut “Ey kişi yüzlerce kilometrelik yolda atın tökezlemesinden daha doğal ne olabilir?” sorusunu da soramadım, aklıma geldikçe sitem ederim kendime.

Anlatmak istediğim o ki, toplumsal olayları ve bu olaylara esas teşkil eden toplumsal mistik mantığı değiştirmek çok da kolay değil.

Öyle olunca da filozoflar bir iddiada bulunur; toplumlar hak ettiği şekilde yönetilir.

Türk halkı olarak pek çok zihinsel engeli aştık aslında.
Aştık ama o engellerin yerine ne koyacağımızı bir türlü bilemedik. Daha doğrusu içimizden çıkan hükümetler bir değişimin ardından nasıl hareket edileceğini bilemedi. Bilemedi çünkü onlar da bizden biriydi ve en çok bizim kadar dünya görüşleri vardı.
* * *
Oldum olası, daha doğrusu ilk Türk destanında adı geçen Tanrı Kayra Han’dan beri bu millet “adalet” ile tanışamadı bir türlü. Derler ki; “filan zamanda feşmekan devirde adalet hak hukuk işleri zirve yapmıştı.”
Hayır...
Bu kocaman bir yalandır…
Yeterli değil ama insanımızın adalet ile iç içe yaşadığı en iyi gündeyiz.
Varın eskisini yani asırlar öncesini siz düşünün.
* * *
Adalet bakanlığı adaletin işleyip işlemediği konusunda bir anket yapmaya cesaret edemiyor.
Soru şu olmalı; (Son mahkemesi yapılan adama)
Mahkemenin verdiği kararı adil buldunuz mu?
Adamın davalı mı davacı mı olduğuna bakmadan bu anket sorusu sorulmalı.
Çıkacak sonuç Türk hukuk düzeninin aynası olacaktır.
Ne var ki bu anketi işletmek yürek ister.
* * *
Geçtiğimiz yaz aylarında elektriğe zam yapılmıştı.
“Lütfen burayı dikkatle okuyun”
Köylerde elektrik sayaçları üç ayda bir okunur.
Zam yapıldığı için o dönem pek çok köylünün sayacı okunmadı.
Neden?
Çünkü okuma işi bir sonraki üç ayda yapılacak ve böylece o ilk üç ay da zamlı olarak tahsil edilecek.
Öyle de oldu.
Hadi bakalım siz de deyin ki;
 “E canım bu memleket sahipsiz mi mahkemeye verin”
Haklısınız…
Normal bir ülkede, insan odaklı işleyen demokrasilerde öyledir.
Hakkınızı arayabilirsiniz.
İsterseniz siz düşündüğünüz gibi yapın ve mahkemeye verin.
Görün bakalım başınıza neler gelecek.
* * *
Aynen bunun gibi, Bankalar, Telekomünikasyon şirketleri ve daha pek çok müessese ahaliye kök söktürüyor.
Memleket dâhilinde geçerli olan yasaların tamamı, haksızın işini kolaylaştıracak niteliktedir.
* * *
Mahkemeye işiniz düştü mü hiç?
Ya Polise?
Askerdeyken yoktan yere, sıra dayağına çekildiğinizde derdinizi anlatacak bir makam bir kişi var mıydı?
* * *
Acil servislere müracaatta ‘özel hastanelerde’ de ücret alınmıyor muş?
Siz öyle zannedin.
Hasta acil servise alınıyor ve aradaki bir kapıdan hastane içine sokuluyor.
Ayrılırken kocaman faturayı ödemeniz isteniyor.
İtiraz edecek olursanız cevap hazır.
“Hastanız acil serviste değil hastanede tedavi edildi.”
* * *
Ne diyeceğinizi bilemez şaşırıp kalırsınız.
Şikâyet etmek gelir aklınıza…
Ama nereye?
“Adalet” diye bir sözcük düşer usunuza umutsuzca…
Sahi, mahkemeye yolunuz düştü mü hiç?
________________

Son yorumlar