SON EKLENENLER
- 'Fehmi Tosun'u hatırla'
- Bahçeli de tehlikeli sulara daldı!
- 'Vatandaş Türkçe konuş' günleri...
- Jitem Yargılanıyor
- Devlet Halk İlişkileri
- 12 Eylül'ün karanlık dosyaları
- Heron İddiaları
- Türk Yunan dostluğu sahaya indi
- Yeni Mübarek Kim Olacak?
- Krizin faturası yoksullara
- ‘Fethullahçılık tehlikesi’ ve hukuk...
- Rize’deki Felaketin Nedenleri
- Sabır Taşi
- Burası Viyana mı?
- Ayı ve Devler Arasında
ANKET
2010 Ziyaretçileri
![]() | Toplam: | 103065 |
| ... |
| Anlamak Ve Eleştirmek | Array Yazdır Array |
| Okurlardan Gelenler | |||
| Gülcan Çakır tarafından yazıldı | |||
| Salı, 20 Ocak 2009 10:14 | |||
İlyas amcanın yazısına yazmış olduğum yorum öneriye teşekkür etmeniz beni çok gururlandırdı, ne kadar ufku geniş, hümanist ve milliyetçi biri olduğunuzu bana karşı ispatladınız. Ya da benim sizin hakkınızda ki düşüncelerimi teyit ettiniz. Bu anlamda size ne kadar teşekkür etsem az gelir.
İyi ki varsınız, ne mutlu bana ki, sizinle yazı vasıtasıyla da olsa tanışmış oldum ve yine ne mutlu bana ki sizin için “iste benim köylüm bu adam” göğsümü gere gere, diyebiliyorum.
Aslında her yazınıza bir yorumum oldu ama yollamaya çekindim. Simdi cesaretlendirdiniz beni. İzniniz olursa yazdıklarınızdan çıkardığımı belirteyim.
Yazlık Köyü sitesinde hemen hemen her yazınızda Rumlardan bahs ediyorsunuz. Onları inkâr etmiyorsunuz ve bir anlamda onların geri gelmesinden “Turizmden” faydalanalım diyorsunuz.
Biz, yani simdi ki Livera halkı yokluktan kaçıp onların kurmuş olduğu düzenin üstüne evlerine, bağ bahçelerine ve hatta zimmetlerine konup, onlar sürülünce faydalanan. Sizin öneriniz; bırakın gelsinler, kendinizi TÜRK olarak onların var olduğu yerde ispatlayın diyorsunuz. Kendinizi gösterin “hey Rumlar sizin bıraktıklarınızı çoğalttık eklemeler yaptık şu yenilikleri getirdik sizde bunu bizden öğrenin dememizi birlik olup Türk’ün gücünü yenilmezliği bölünmezliğini ve ne kadar misafirperver olduğumuzu ispatlayın” diyorsunuz.
Ve bence artik onlara teşekkür etmenin zamanı geldi helalliklerini almanın da vakti geldi. Ayrı dindenler ama onların peygamberi bizim de peygamberimiz, Hz. ISA değil miydi, yeni bir dinin (ISLAMIYET) yeni bir peygamberin (Hz. MUHAMMED SAV) müjdecisi ve bunun için çarmıha gerilmedi mi?
Ve hepimizin inandığı ALLAH değil mi ki,“ her yarattığım kul Müslüman doğar diyen!“ Ve yine biz değil miyiz ki kıyamet gününden önce dünyaya ISLAMIYETIN hâkim olacağına inanan ve bilen.
Onun için neden bu korku?
Bence birey olarak kendi nefsimize hâkimiyetsizliğimizden bu korkular.
Ve TRT6 konusu, Kürtçe yayın yapılmasını istemeyen kişiler Lazca yayın için imza topluyor ve ayni kişiler. Rumların geri gelmesini istemeyen onları inkâr eden kişiler onlar. Bu kadar çelişki olur mu? Bizim Türkçe yayınımız var zaten ve kemençemize de yer veriliyor TRT de. Neden bu kadar tepki.
Nankör ve cahil olduğumuzu mu ispatlıyoruz. Daha, PKK ile Kürtlüğü ayırt edemeyen insanlarımız var. Kürt topluluğu da bizimle birlikte var olan bir milliyet olduğu kavramak gerekir. Ve onların atalarıydı bizim atalarımızdı, omuz omuza, yani TÜRKIYE’yi var eden.
Nedense Yusuf Bey amcanın yazılarına birçoğumuz tepki gösterip ısrarla onun düşüncelerine karsı çıkmaya çabalıyoruz. Diğer tarafta İlyas Bey amcanın yazılarına ah ah, vah vah çekmekten başka bir şey yapmıyoruz.
Ama biz millet olarak yine hazıra konuyoruz, açık cümleleri alıp, işleyebiliyoruz ama saklı cümlelerini söylenmek istenenleri algılamak istemeyip tepkimizi de vermiyoruz.
BIZ SADECE OKUYORUZ, GÖRÜYORUZ, DUYUYORUZ VE TEPKI VERIYORUZ AMA HIC BIRIMIZDE FAALIYET, ICRAAT YOK. BIZ BIRLIK OLMAYI BILE BECEREMIYORUZ!
Özeleştiri yapınca sonuç olarak bunlar çıkıyor, siz yapınca neler çıkıyor?
|



Yorumlar
Biz Osmanlı\\\'nın torunlarıyız. Osmanlı ki yüzyıllarca ayakta durmasını hoşgörüsüne borçludur. Artık aşalım şu milliyet meselesini, hepimiz kardeşiz, hepimiz insanız o kadar... vesselam..
Kendimizi aşamamış dar bir koridorda sıkışmış kalmışız. Bazı şeyleri göremiyoruz yada görmek istemiyoruz. Birazda kabadayılığı seven tarafımız olunca işte böle oluyor. Gereksiz korkularla yaşadık vatanımızda. Rum sözcüğünü, vatan haini anlamına gelircesine kamçılamışlar bize. Ve bizlerde artık bu sözcükten korkar olduk ve vatanımıza ne kadar bağlı olduğumuzu milliyetçilikle kanıtlamaya çalıştık. Fakat ne \"Rum\" sözcüğünün aslını öğrendik ne de \"milliyetçilik\" sözcüğünün. En büyük eksikliğimiz bu olması gerek \" kavramlar\".
Üniversitede 1. sınıfta tanıştığım arkadaşlarımın bir tanesi bana \"sizler Rumsunuz\" demişti. Trabzon’-)an sürülen Hıristiyanların öyküsünü duymuş olmalı diye düşündüm. Bende; \" Bu ülkede Rum olabiliriz, Kürt olabiliriz, Ermeni olabiliriz, Arap olabiliriz fakat bayrağın dalgalandığı her yerde biz varız, önemli olan ne olduğum değil neye hizmet ettiğimdir\" dedim. Bu ve bunun gibi sözler içimizde ukte yaratmış. Bizler çoğu zaman hala onların kültürünü devam ettirmekteyiz bunu inkâr etmiyorum. Gelenekler, kültür, kemençe, horon, karalahana, koncolos vs. hemen hemen hepsi ortak kültürümüzdür.
Sadece şuna üzlüyorum bizler onlar kadar kültürümüze sahip çıkamadık.
Gelenek ve kültürlerinin eğitimini veriyorlar. Gençlerine önem veriyorlar, onları kültürlerine özendiriyorlar, anılarını anlatıyorlar ve bir şekilde kültürün devam etmesini sağlıyorlar...
Liveralı olmak bir ayrıcalıktır diyoruz göğsümüzü gere gere.
Gülbahar Hatun Liveralıdır diyoruz göğsümüzü geriyoruz. Rumların bıraktıkları yapılar üzerine bizler nam sahibi olduk ve övünüyoruz. Sizinde dediğiniz gibi bir teşekkür bile etmedik ve artık teşekkür etmenin zamanı gelmiştir.
Topraklarımızı almaya gelmiyorlar sadece atalarının yaşadığı bu diyarlara özlemlerini gidermek için geliyorlar. Fakat içlerinde art niyetli olan da olabilir. Örneğin, 1998 yılında Misyonerlk yaptığı gerekçesiyel Atatürk havalimanında tutuklanan rum yazar Yorgo Andreadis var. \"Gizli Dİn Taşıyanlar\" adlı kitabını yazdıktan sonra gündeme ciddi bir olay gibi düşmüştü ve misyonerlik yaptığı iddia edilmişti.
Öyle gelmesinler, Misafir gibi, dost gibi arkadaş gibi gelsinler bu şekilde olursa herkese kapımız açıktır.
Yusuf amcayı şahsen 6-7 aydır izliyorum. Olayları her zaman karşı pencereden yorumlama özelliğine sahip. Rumlarla ilgili konularda olsun, Kürtlerle ilgili konularda olsun yazdığı makalelerde bunu gördüm. Dostluktan, barıştan, doğru olandan bahsetti.
Köyümüzün en iyi değerlerinden ve örnek alınacak kişilerinden biridir.
İlyas Karagöz amcamdır bazen eleştiririm bazen de takdir ederim. Ama onun duyguları bir labirent gibidir. Aniden coşar aniden çiçek açar. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Geçen sene şubat ayında ziyaretine gitmiştim. Selam aleyküm oturduk konuşurken bana bir şiir okudu. Namık kemalden bir şiir ezber okudu. \" Sen bu şiiri biliyormusun\" dedi. Bende \"hayır amca bilmiyorum ilk kez senden duydum\" dedim. \"Tabiki bilmezsin siz cumhuriyet çocuğu değilsiniz sizler demokrasi çocuklarısınız\" dedi ve güldü. Aramızdaki en büyük farkın işte o zaman farkına vardım.
Elimizdeki değerler uçup gitmeden farkına varmalıyız. İş işten geçtikten sonra ah vah demek para etmez. Gençler olarak üst tabakanın kıymetini bilmeliyiz. Onlara ihtiyacımız var onları değerlendirmeli ve anlamalıyız.