12.jpg

Ana Menü

  • ANA SAYFA
  • ÖZEL HABERLER
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ANILAR
  • ŞİİRLER
  • ÇEVRE ve İNSAN
  • İNSAN HAKLARI
  • HALK KÜLTÜRÜ
  • BÜYÜKLERE MASAL
  • KARİKATÜR
  • OKURLARDAN
  • BANA YAZIN
  • RADYO DİNLE
  • FOTOĞRAFLAR
  • FİKRET MALKOÇ
  • ULUSAL BASINDAN
  • VİDEO İZLE
  • GAZETELER
  • YAZI ARŞİVİ
  • MİSAFİR DEFTERİ
  • KÜNYE

SON EKLENENLER

  • Heron İddiaları
  • Türk Yunan dostluğu sahaya indi
  • Yeni Mübarek Kim Olacak?
  • Krizin faturası yoksullara
  • ‘Fethullahçılık tehlikesi’ ve hukuk...
  • Rize’deki Felaketin Nedenleri
  • Sabır Taşi
  • Burası Viyana mı?
  • Ayı ve Devler Arasında
  • Yine bir çıkmaz sokak!
  • Avcı: Bunu bekliyordum
  • Hanefi Avcı Yazdı
  • Sümela
  • BJK kampından PKK kampına
  • Eski Dosta Gözyaşılı Karşılama

Son yorumlar

  • Hükümet Demokrasiye Direniyor mu?
  • Yaşamak Güzel, Yaşatmak Daha Güzel‏
  • Sekiz Ayda Yüzbin Ziyaret
  • Trabzonlu Bir Türk Olmanın Keyfini Yaşamak
  • Ne Kadar Demokrasi İkram Edersiniz?

ANKET

Anayasa Refendumu için
 

2010 Ziyaretçileri

mod_vvisit_counterToplam:102166
...

Hes'ler Kimleri Besler Array Yazdır Array
Özel Haberler
Şevket Çorbacıoğlu tarafından yazıldı   
Pazar, 17 Ocak 2010 13:34
Makale Dizini
Hes'ler Kimleri Besler
Sayfa 1
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
SAyfa 9
Sayfa 10
Tüm Sayfalar
Sayfa 1 > 11

 
Konumuz; Artvin’imizi bir şekilde benzetenlerin HES’lere bakışı ve “HES’ler kimleri besler?”

sorusunun yanıtı:

Artvin için proje savında bulunanların bazıları; Artvin'deki doğal kaynakları kullanarak küçük işletmeler kurup gençlere iş alanları açılabileceğini söylüyorlar. Buna kimse karşı değil. Yeter ki; Doğaya zarar verilmesin. Çünkü Doğan/insan için düşündüğünüz ve doğal kaynakların kullanımıyla ortaya çıkarmaya çalıştığınız işletmelerin, doğaya zarar verdiği noktada doğana da zarar vereceğini akıldan çıkarmamalıyız, yani insana; aksi takdirde; Artvin’i ve Artvinliyi, yani doğayı ve doğanı bir başka boyutta benzetmiş olursunuz.

Artvin’i doğası ve doğanıyla benzetecek olan HES’lerden söz ediyorum, yani enerji üretme savıyla, Artvin’imizi dantel gibi ören dereler üzerinde kurulmaya çalışılan Hidroelektrik Santrallerinden…

Birileri çıkıp “Sizler barajlara da karşı çıkmıştınız zaten! Hatta sahil yoluna da…” diyecektir. Kesin ne Barajlara karşı çıktık, ne de Karadeniz sahil yoluna. Özellikle sahil yolu için; binlerce yılda oluşmuş kıyıları yok etmeyelim, bunun için yol, kuşaklama yöntemiyle içeriye alınsın önerisi getirdik. Bu duruşumuz; doğaya zarar verdiği noktadaki karşı çıkıştı. Yusufeli Barajına da aynı duyarlılıkta baktık.

Salt bizler değil, ulus ötesi doğa duyarlıları da baktı. İşte Guardian gazetesinin Türkiye’de yapılması planlanan Yusufeli hidroelektrik santraliyle ilgili haberi (2001): “İngiltere hükümeti, Türkiye’de 15 bin kişiyi evinden edecek tartışmalı ikinci bir barajı desteklemeyi düşünüyor. Ilısu baraj projesine karşı yürütülen kampanyanın öncülerinden komedyen Mark Thomas, Yusufeli, ‘ikinci bir Ilısu’ya dönüşecekse, hükümetin yakasına yapışmak için hazır bekliyorum.’ dedi. Doğa grubu bir başka lideri de; hükümetin, sadece büyük şirketlerin çıkarlarına hizmet eden, toplumları ve çevreyi göz ardı eden projeleri desteklememesi çağrısında bulunarak, ‘Dünya Barajlar Komisyonu’nun belirlediği kurallar dikkate alınırsa, İngiliz vergi mükelleflerinin parası, bu tür yıkıcı projeler için harcanmaz’ dedi.”

Uluslararasıbir Fact Finding (Yerinde İnceleme) Heyetinin, Bölgede Nisan 2002'de yaptığı inceleme sonunda hazırladığı ve Yusufeli’inde nasıl Uluslararası standartların ve kişi haklarının ihlal edildiğini içeren Eylül 2002 final raporu: 

“Alternatif projelerin yeterli olarak değerlendirilmemiştir - Yusufeli projesinin doğal yasam üzerindeki etkileri, alternatif projelerin potansiyel etkileri ile karsılaştırılmamıştır. Halka danışılmamıştır -projenin çevresel ve doğal yasam üzerindeki etkileri konusunda herhangi bir konsültasyon yapılmamıştır…”

Doğaya ve doğana zarar vermeyecek su tutucu barajlara (HES’lere) karşı değiliz, bugün siyasi ve ekonomik rant adına derelerimiz üzerinde kurulacak ve derelerimizi kurutacak HES’lere karşıyız.

Bunu anlamak ve iyi anlatmak için, Çoruh üzerinde kurulacak Artvin’imizi adeta; “Barajlar şehri”ne dönüştürecek olan Artvin su tutucu HES projelerin  üreteceği enerji toplamına baktığınızda, derelerdeki HES’lere gereksinmemizin olup-olmadığını çok somut bir şekilde görebiliriz.

Örneğin; Borçka Barajı ve HES 300 MW güç ile yıllık 1.039 GWh'lik enerji üretmektedir. Yine ayni şekilde; Deriner Barajı ve HES; 670 MW'lık güçle yılda 2.118 GWh'lık, Muratlı Barajı ve  HES;115 MW güç ile yıllık 444 GWh'lik enerji, Artvin Barajı ve HES Barajı 332 MW güç ile yıllık 1 026 GWh enerji üretecektir. Yani yılda toplam üretilecek enerji miktarı toplamı; 5000 gigawattsaat’e ulaşmaktadır, buna,  karşı çıktığımız Yusufeli baraj ve HES’in 540 MW gücüyle yılda üreteceği 1705 GWh’i da eklediniz mi yıllık enerji toplamı 7000 GWh seviyelerine çıkacaktır. Düşünün, 1 Gigawattsaat (GWh)’ın  1 Milyar Wattsaat veya  1 Million Kilowattsaat ettiğini...

Böylesi devasa enerji üretecek projeler yaşama geçmişken; neden Artvin dereleri için HES’ler?
İnsanın aklına; “Artvin’deki HES’ler kimleri besler?” sorusu gelmiyor değil…

Bu işin adeta ticareti yapılıyor. Olgunun ticari borsa mantığında işletildiğinin somut kanıtı; HES şirketlerinin pıtrak gibi türemesi. Cebine 300/400 bin TL koyan ve de bir siyasi iktidar erkini inandıran HES şirketini kuruyor- ki bunlar, yüklenici firma olarak makine-donanım ve  deneyim yoksulu kurumsallaşmamış şirketlerdir. Asla güçlü şirketlerle karşılaştırılamazlar. Eğer bu güçlü şirketler işin içinde olsa, HES’lerin doğaya ve doğana zarar vermeyecek bir projelendirme süreciyle iyileştirilebileceğini söylemek olası.

Böylesi şirketler  için ilanlar çıkıyor gazetelerde. Örneğin, “İvedik Organize sanayi bölgesi HES şirketi devir alınacaktır. Üretim lisansı almış, su kullanım hakkı anlaşması yapılmış veya fizibilitesi onaylanmış veya tamamlanmış 25 MW kurulu güce sahip: HES firmaları aranmaktadır -Teknik değer bilgilerin, iletişim bilgilerini ve fiyat bilgilerini, aşağıda belirtilen faks ve e mail adresine ulaştırınız.

İrtibat: 0312 395 62 62-Fax: 0312 395 05 80-E Mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Not: Şirket ortaklığı yapılabilir”

Bu gazete ilanı  savımı doğrulamıyor mu?

Konunun daha iyi kavranması için; ülkemdeki enerji santrallerine bütününde  HES ve Termik santralleri nedir ile birlikte çeşitlerine  kısaca  değinmek istiyorum:

Önce HES’ler:Yüksek rakımlardan akan  suyun (Irmak-Nehir-Dere) bir enerjisi vardır ki bu bir yenilenebilir enerjidir; bu enerjiye Hidrolik enerji diyoruz. Barajda biriken su Yerçekimi Potansiyel Enerjisi içermektedir. Su, belli bir yükseklikten düşerken, enerjinin dönüşümü prensibine göre Yerçekimi Potansiyel Enerjisi si önce kinetik enerji (mekanik enerji) ye daha sonra da Türbin çarkına bağlı jeneratör motorunun dönmesi vasıtasıyla Potansiyel elektrik Enerjisine dönüşür. Örneğin Keban 1330 MW, Karakaya 1800 MW, Atatürk 2400 MW  ve son olarak Artvin’de yapılan ve yapılacak olan barajlar.


Önceki - Sonraki >>

< Önceki   Sonraki >