SON EKLENENLER
- 'Fehmi Tosun'u hatırla'
- Bahçeli de tehlikeli sulara daldı!
- 'Vatandaş Türkçe konuş' günleri...
- Jitem Yargılanıyor
- Devlet Halk İlişkileri
- 12 Eylül'ün karanlık dosyaları
- Heron İddiaları
- Türk Yunan dostluğu sahaya indi
- Yeni Mübarek Kim Olacak?
- Krizin faturası yoksullara
- ‘Fethullahçılık tehlikesi’ ve hukuk...
- Rize’deki Felaketin Nedenleri
- Sabır Taşi
- Burası Viyana mı?
- Ayı ve Devler Arasında
ANKET
Kimler çevrimiçi
Şu anda 7 konuk çevrimiçi2010 Ziyaretçileri
![]() | Toplam: | 103046 |
| ... |
| |
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
« BaşlatÖnceki11121314151617181920SonrakiSon » |
|||||||||||||||||||||||||
| Sayfa 15 > 80 | |||||||||||||||||||||||||









Vurun!
Köy Enstitülerinin, nasıl kurulduğuna değil, nasıl vurulduğuna öncelik tanıyacağım: Yeni kurulan Cumhuriyet, halktan yana özgün arayışlar içindeydi. “Köy Enstitüleri” ve hala devam eden “5 yıllık kalkınma planları” bu arayış sürecinin en somut ve etkin kurumsallıkları olarak kendini gösterdi. Özellikle Köy Enstitüleri etkin olmaya başladı, çünkü kırsal kesimin kalkınma düzlemini (Fr.Platform diyoruz) oluşturuyordu…
Madem ülkenin bölünmez bütünlüğü konusunda bu kadar hassasınız, o zaman neden kendi ellerlinizle bölüyorsunuz?